Bu kokona karısı geleli bizim yalıyı periler istila etti. El ayak hemen çekilir çekilmez ne hikmet bilmem, şu sofadaki lamba kendi kendine sönüyor. Ortalık zifirî karanlık kesiliyor. Ondan sonra evin içinde bir pıtırtı bir çıtırtıdır gidiyor... Şu yalıda doğmadımsa büyüdüm. Şimdiye kadar buralarda ne cin vardı ne şeytan! Ben biliyorum ya! Bu pıtırdayan şeytanlar murabiye midir, kurabiye midir, matmazel midir, müptezel midir, ne karın ağrısıysa işte o karının fistanından dökülüyor. “Hikâyede elbette zamanın en kudretli kalemi, Hüseyin Rahmi’nin elindeydi. Mürebbiye’yle birdenbire şöhretin ve muvaffakiyetin en yüksek mertebesine çıkan muharriri hep severdik.” Halid Ziya Uşaklıgil Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın en çok okunan eserlerinden biri olan Mürebbiye, değişen Osmanlı toplumunu bir konağın sakinleri özelinde anlatan, eşsiz bir roman. Yazarın keskin mizahının belki de en yetkin örneği olan bu eserde, Fransız bir mürebbiyenin hayatlarına girmesiyle feleklerini şaşıran konak erkeklerinin halleri, düştükleri içler acısı durumlar eğlenceli bir dille anlatılıyor. #edebiyatımızınmirası #konak #fransızca #vodvil #ailekomedisi
orijinal metinden özellikle tercih ediyorum. yazarın anlatımını daha derinden hissedip anlayabiliyorsunuz. konusu ilgi çekici. orijinal eser severlere tavsiye ederim
Batılılaşma sevdamızın trajikomik hikâyesi…Şıpsevdi’deki “nutuk” fasılları bu kez kısa tutulmuş (!) Bolu’lu ustayla Eda kâhyanın Türkçesine rağmen, yazarın ağdalı dili, orijinal metin meraklılarını bile zorlayacak düzeyde… Mösyö Baudelaire’in bizim bildiğimiz Baudelaire’le bi’ ilgisi var mı bilemem (!) Romanın sonu tam bi’ polisiye roman sonu gibi olmuş….
Kitap Yorumları - (3 Yorum)
orijinal metinden özellikle tercih ediyorum. yazarın anlatımını daha derinden hissedip anlayabiliyorsunuz. konusu ilgi çekici. orijinal eser severlere tavsiye ederim
sadelestirilmemis Türkçe metinleri okumayı çok seviyorum.
Batılılaşma sevdamızın trajikomik hikâyesi…Şıpsevdi’deki “nutuk” fasılları bu kez kısa tutulmuş (!) Bolu’lu ustayla Eda kâhyanın Türkçesine rağmen, yazarın ağdalı dili, orijinal metin meraklılarını bile zorlayacak düzeyde… Mösyö Baudelaire’in bizim bildiğimiz Baudelaire’le bi’ ilgisi var mı bilemem (!) Romanın sonu tam bi’ polisiye roman sonu gibi olmuş….