Verbum sapienti sat est ya da dilimizdeki ifadesiyle “arif olan anlar”. Neden âlim olan değil de ârif olan? Anlamada arif olanın âlim olana bu üstünlüğü nereden kaynaklanır? Anlama melekesini kazandırmak bakımından “ilim” (scientia) insanı nerede bırakır? “İrfan” (sapientia) nereden alır, nereye götürür?Okumak, Yazmak ve Yaşamak Üzerine’de okuma etkinliğinin düşünme ve yazmayla ilişkisi irdelenmiş ve bu ikisinin uygun şekilde beslenmesi için seçerek okumanın lüzumu, her ikisinin de düşünmeye mutlak bağlılığı vurgulanmıştı. Burada ise sözünü sakınmazlığından rahatsız olmak yerine artık özellikle arar olduğumuz filozofun zaviyesinden böyle bir seçicilikten yoksun okumanın insanı nereye götüreceği bütün çıplaklığıyla ortaya konulmaktadır.Ve günümüz dünyasında sırf hakikat aşkıyla ve öğrenme tutkusuyla okuyanlarla okuduklarıyla bir yerlerde olmayı ya da görünmeyi arayan okuyanların durumu: “Dolayısıyla edebiyat tarihine bakanlar göreceklerdir, bilgiyi ve şeylerin iç yüzünü sezip anlamayı kendilerine gaye edinmiş olanlar, kıymetleri bilinmemiş ve yüz çevrilmiş olarak kalırken, bu tür şeylerin safi görüntüsüyle ortalıkta caka satıp gösteriş yapanlar bu yoldan boğazlarını doyurdukları gibi, çağdaşlarının hayranlıklarını da kazanırlar.”
Verbum sapienti sat est ya da dilimizdeki ifadesiyle “arif olan anlar”. Neden âlim olan değil de ârif olan? Anlamada arif olanın âlim olana bu üstünlüğü nereden kaynaklanır? Anlama melekesini kazandırmak bakımından “ilim” (scientia) insanı nerede bırakır? “İrfan” (sapientia) nereden alır, nereye götürür?
Kitap, ilk kısmında “okumuş”lara dair çok güzel eleştiriler içerirken, devam eden bölümlerde herkesin kabul etmeyeceği iddialı ve karamsar metinler içermekte.
Schopenhaurier tarzı işte.
Kitap Yorumları - (5 Yorum)
Verbum sapienti sat est ya da dilimizdeki ifadesiyle “arif olan anlar”. Neden âlim olan değil de ârif olan? Anlamada arif olanın âlim olana bu üstünlüğü nereden kaynaklanır? Anlama melekesini kazandırmak bakımından “ilim” (scientia) insanı nerede bırakır? “İrfan” (sapientia) nereden alır, nereye götürür?
Her kitabı gibi bu eseri de muhteşem.
Anlam yüklü fakat pek anlayamadım
Okumak ve idrak edebilmek arasındaki farkın yarattığı cahillik çok çarpıcı anlatılmış, Schopenhauer klasiği.
Kitap, ilk kısmında “okumuş”lara dair çok güzel eleştiriler içerirken, devam eden bölümlerde herkesin kabul etmeyeceği iddialı ve karamsar metinler içermekte.
Schopenhaurier tarzı işte.